UZM. KLİNİK PSİKOLOG ŞEYDA UNCU İLE KARANTİNA ÖZEL RÖPORTAJI | Ses MagazinSes Magazin

27 Ekim 2020 - 05:58

UZM. KLİNİK PSİKOLOG ŞEYDA UNCU İLE KARANTİNA ÖZEL RÖPORTAJI

UZM. KLİNİK PSİKOLOG ŞEYDA UNCU İLE KARANTİNA ÖZEL RÖPORTAJI
Son Güncelleme :

05 Nisan 2020 - 21:33

Uzm.Klinik Psk. Şeyda Uncu ile karantina sürecine ilişkin faydalı bir röportaj gerçekleştirdik. Bizlere nasıl en az etkiyle geçirmemiz hakkında bilgiler verdi. İşte röportaj:

1)Sürekli ev içerisinde olduğumuz için  ailemizle ister istemez vakit geçiriyor olduk. Ve aile içerisinde tartışmaya, tahammül eşiğinin düşmesine yol açıyor. Bu durumda ne yapılmalı öfkemizi nasıl dindirebiliriz ?

Psk. Şeyda Uncu:  Öfke sıkıştığımız anda beliren ilk duygudur. Bu ister ruhsal olsun ister fiziksel bir sıkışma olsun. Bu noktada önemli olan şey öfkemizi ortadan kaldırmaya çalışmak değil. Bu duygunun bizlerde neyi işaret ettiğini fark etmemiz gerekiyor. Çünkü bu duyguları dönüştürmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Ailemizle birlikteyiz sürekli sizin de dediğiniz gibi ama bireyler birarada kalma deneyimini gerçek bir yerden yaşıyorlar. Dolayısıyla kişiler bu zamana kadar üzerini örttüğü meselelerle karşılaşıyor. Daha önce işe giderken, dışarıya kaçarken konuyu kapatırken şimdi kaçamıyorlar. Pandemi döneminin verdiği mesajlardan biri kaçmayın, anlayın orada ne oluyor bir bakın diyor hepimize,

Ancak bu şekilde bu duyguyla baş edebilir öfke yerine bir çözüm getirebiliriz. Ancak bu şekilde bu duyguyla baş edebilir öfke yerine bir çözüm getirebiliriz.

2) Bu zor süreçte gerek medya gerek birçok kuruluş destek amaçlı paylaşımlarda bulunarak bizleri motive etmeye çalışıyorlar en az hasarla atlatmamız için. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz medyada pasif izleyici konumundan aktif izleyici konuma geçilmesi için neler yapılabilir ?

Psk. Şeyda Uncu:  Sorunuz çok güzel. Teşekkür ederim ilk olarak. Tam da bunu sorgulamamız gereken bir zaman dilimindeyiz. Her bilgi doğru veya yanlış değildir. Bu nedenle daha çok okumamız ve araştırmamız gereken bir zaman diliminde olduğumuzu daha çok deneyimlediğimiz bir dönem. Öfkeye ve agresyona kapılmadan ki bu dönemde buna da neden oluyor farklı iki görüşle karşılaşıyoruz sürekli ister uzmanlar olsun ister yakın çevremiz. Burada önemli olan şey: kişilerin kendi zihinsel filtrelemelerini kullanmaları. Bu noktada aklıma elek metaforu geldi. Bir şeyleri süzmemizi ve elememizi sağlar.Bakın bakalım bunu yaptığınızda sizin için geride neler kalıyor.

3) Peki sizler bu karantina sürecinde mental ve fiziki sağlığınızı nasıl korkuyorsunuz zor bir süreç maddi manevi endişelerimiz var nasıl geçirebiliriz bu süreci ?

Psk. Şeyda Uncu:  Bu soru sıklıkla karşılaştığım bir soru. Evet psikoloğum fakat bir insanım her şeyin özünde. Bizlerin de endişeleri ve soruları oluyor. Bu noktada çok reel bir durum var ekonomik olarak bunu daha çok ileri ki zaman dilimlerinde de göreceğiz. Ruhsal ve bedensel olarak ise; daha çok kendimize dönüp temas ettiğimiz zamanlar. Bedeni, ruhu takip edip sinyalleri duymaya çalışıp kendimizle ilgili bilgi edinmeye çalışarak bir keşif yaşamaya çalışarak diyebilirim belki de.

4) Beynimiz sürekli düşünme ve sorgulama halinde bu düşünmeyi nasıl en aza indirebiliriz bedenimizin yanı sıra zihnimizin de dinlenmeye ihtiyacı var, beynimizi nasıl susturabiliriz?

Psk. Şeyda Uncu:  Daha önce bahsettiğim gibi bence susturmayalım. Konuşmasına ifade etmesine izin verelim. Bir şeyi ne kadar engellemeye çalışırsanız o şeyle daha çok karşılaşırız. Örneğin; bir çocuğa bir şeyi yapma dediğinde gördüğümüz net bir şey var. Çocuk bunu daha çok yapacaktır.Ruhsal olarak da bu durum böyle. Elbette şu yapılabilir; bu sorulanmızı, kaygılarımızı bir nesne etrafında düşünebiliriz. Yaşadığımız bu süreci neye dönüştürdüğümüz kısmı çok önemli. Tıpkı şairlerin, ressamların, müzisyenlerin yaptığı gibi bir resim çizerek temsil edebilir, kelimelerle bağ kurarak yazıya aktarabilir ya da melodiye kendimizi bırakabiliriz. Ancak bu şekilde bir bu süreçle baş edebiliriz. Belli mi olur belki de birileri kendilerinde hiç keşfetmedikleri yanlarını görecek ve üretimde bulunacak.

5) Birçok psikolog gibi sizlerde online terapi ile danışanlarla terapi yolculuğunda devam ediyorsunuz, ancak ne yazık ki terapiye gücü yetmeyen ama ihtiyacı olduğunu düşünen insanlarımızda var bunun için bir çalışmanız veyahut düşünceleriniz, öneriniz var mı?

Psk. Şeyda Uncu:  Daha başka ne yapılabilir noktasında ben de oldukça düşünüyorum. Meslektaşlarım ve ben ücretsiz bir şekilde kısmi de olsa destek vermeye çalışıyoruz. Özellikle sağlık çalışanlarıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunun dışında belediyelerin, Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı’nın, derneklerin oldukça iyi çalışmaları var. Buralar iyi dayanaklardır.Konuşmaktan vazgeçmeyin. Bu dönem en çok ihtiyacımız olan şey; dış dünya ve iç dünya arasında bağ kurmamızdır.

6) Psikolojimizi dengede tutmak için günlük bir mottonuz var mı? Ya da hayat mottonuz?

Psk. Şeyda Uncu: Bu soruya sadece bu dönemdeki pandemi üzerinden yanıtlamayacağım. Çünkü pandemi ne ilk ne son bir zorluktur. Yaşamın kendi içinde zorluklarını kabul etmek buna göre kendimize baş etme becerileri geliştirmemiz gerekir. 2020 yılına girdiğimiz ilk andan itibaren bunu daha çok deneyimliyoruz. Bana gelince daha genel olarak yanıtlarsam, insan kendini tanıyan bir özne değildir. Kendisinin üzerinde sürekli çalışması gerekir. Bu noktada yoga yapmak, yazi yazmak, kitaplarla kurulan bağ ve ilişkilerde mümkün olduğunca duygusal teması önemli ve kıymetli buluyorum. Bir de çocuklar gözlemlemek iyi gelir insanın ruhsal dengesi için. “Yetişkinlere” bunu tırnak içerisinde belirtiyorum ama çok şey öğretirler. Bunlar mutlaka her gün kendime hatırlattiğim ve yapmaya çalıştığım şeylerdir. Freud’un çok sevdiğim bir sözü vardır: “Her kışın yıkıcılığından sonra doğa her sene tekrardan güzelliğini gösterir” der. Asırlar boyunca savaşlar krizler travmalar yaşadık. Her defasında yemiden doğanın güzelliğiyle güneşin doğuşuyla karşılaştık. Bu da öyle olacak buna inanmalıyız.

      Beni kırmayıp bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Sizin gibi mesleğini bu denli seven biriyle bu röportajı gerçekleştirmek çok önemli ayrıca verdiğiniz cevaplar da bizim için büyük önem taşıyor.

Psk. Şeyda Uncu:  Bu röportajınızda aktardığınız soruları oldukça kıymetli buluyorum. Çünkü birçok kişin ortak kaygılarını ve sorularını bana aktardınız. Bu dönemde pandemi nedeniyle belirsizlikle karşılaştığımız ve zorlandığımız bu süreçte bireyler için sizinle gerçekleştirdiğimiz röportajın yatıştırıcı olmasını umuyorum. Dediğim gibi güneşin yeniden doğacağı bilgisini her defasında kendimize hatırlatmalıyız.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.